En Son Paylaşılan Haber
Etiket : sağlıklı yiyecekler
İnsan ömrü uzadıkça tıp bilimi sadece hastalıkların tedavisi ile değil aynı zamanda daha uzun ve kaliteli yaşamın kapılarını aralayan formüllerle ilgilenmeye başladı. Ömür uzadıkça insanların ortak meraklarından biri nasıl genç kalabilecekleri oldu. Genç kalmak ve yavaş yaşlanmanın formülü ise çok eski zamanlarda Hipokrat tarafından verilmişti: "Besinler ilacınız olsun." İşte size Diyetisyen & Yaşam Koçu Gizem Şeber'den gençleşmek için sofralarınızda yer vereceğiniz ilaç gibi 11 besin ve tarifler.
BALIK
Balıkta bulunan omega-3 yağ asitlerinin vücutta birçok kronik hastalığın ortaya çıkmasına yol açan inflamasyon (yangı, iltihap) durumunu azalttığı uzun zamandan beri bilinen bilimsel bir gerçek. Omega-3 yağ asitleri aynı zamanda kendimizi daha mutlu ve enerjik hissetmemizi sağlıyor. Yeterli omega-3 yağ asidi tüketenlerin kilo yönetiminde daha başarılı oldukları da biliniyor.
BRASSİCA SEBZELERİ
Karnabahar, brokoli, Brüksel lahanası, lahana ve mor lahana gibi sebzeler içerdikleri izotiyosiyanatlar ile özellikle kolon, akciğer, pankreas, prostat ve mide kanserlerine karşı koruma sağlarlar. Brassica sebzelerinden maksimum fayda elde etmek için haşlamak yerine buharda pişirmeyi tercih etmelisiniz.
KÜÇÜK KIRMIZI MEYVELER
Böğürtlen, ahududu, yabanmersini gibi küçük kırmızı-mor meyveler içerdikleri antioksidanlarla yaşlanmayı geciktirici etki gösteriyorlar. Besinlerin anti-aging etkilerini gösteren Dünya'da geçerli ORAC puanlandırma sisteminde ilk sıralarda yerlerini alıyorlar.
ZEYTİNYAĞI
İçerdiği tekli doymamış yağ asitlerinin ve bazı antioksidan öğelerin kalp sağlığını korumaya ve geliştirmeye yardımcı olduğu uzun zamandan beri biliniyor. Bazı bilimsel çalışmalar kimi kanser türlerine karşı da koruma sağladığından bahsediyor. Zeytinyağı anti-aging etkili ve sağlıklı bir gıda olsa da 1 tatlı kaşığı 50 kalori içeriyor. Bu nedenle de tüketim miktarı konusunda dikkatli davranmakta fayda var.
KAKAO
Panamalılar arasında kalp hastalıklarının en düşük görüldüğü Kunalılar incelendiğinde diğer Panamalılardan farklarının kakao içeceklerini sıklıkta tükettikleri olduğu fark edildi. Bilim adamlarının bu konuda yaptıkları araştırmalar sonucunda kakaonun kalp hastalıkları, demans ve tip 2 diyabete yakalanma riskini azalttığı belirlendi. Kakaonun damarları koruyucu etkisi olduğu düşünülmektedir.
SÜLFÜR İÇEREN SEBZELER
Soğan ve sarımsak gibi sebzelerin içerdikleri sülfürlü birleşiklerin anti-aging etkisi olduğu biliniyor. Anti-aging etkileri bakımından sıralandıklarında kuru sarımsak başı çekiyor. Onu taze sarımsak, kuru soğan, taze soğan ve pırasa takip ediyor.
TURUNCU SEBZELER
Havuç, bal kabağı ve tatlı patates gibi sebzelere turuncu rengi veren beta-karoten güçlü bir antioksidan. Özellikle deri bütünlüğü ve göz sağlığı açısından da önem taşıyor. Yapılan bilimsel çalışmalar kalp ve kemik sağlığını korumakta önemli olduğunu göstermiştir.
ZERDEÇAL
Son yıllarda üzerine yapılan bilimsel çalışmaların giderek arttığı baharatlardan biri olan zerdeçalın içerisinde bulunan kurkumin antioksidanının Alzheimer'a karşı koruma sağladığı düşünülmektedir. Yine diyabetin ilk alarmı olan insülin direncini kırmaya yardımcı olduğuna dair bilimsel çalışmalar vardır.
DOMATES
İçerdiği laykopen ile prostat kanserine yakalanma riskini azalttığı biliniyor. Laykopen aynı zamanda güneş ışınlarına karşı derimizi koruma altına alıyor ve kollojen adı verilen ve kaybı ile cildimizin yaşlandığı maddenin yıkımını azaltıyor.
KARPUZ
Birçok insan çok şekerli olduğunu düşündüğünden tehlikeli olduğunu zannetse de karpuz içerdiği sitrulin ile bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve vücudu toksin öğelerden arındırıyor.
AVOKADO
Yağ içeriği yüksek olan bir meyve olan avokadoda bulunan yağlar kalp sağlığı açısından oldukça önemli ve gerekli. Avokado aynı zamanda yüksek protein içeren diyetler sonucunda vücutta oluşan asit durumunu dengelemek konusunda da yardımcı. Yine yapılan bilimsel çalışmalar avokadonun yanında tüketildiği besinin vücutta daha etkin kullanılmasına yardımcı olduğunu gösteriyor. Avokado antioksidan etkili E vitamininden de zengin.
GENÇLEŞTİREN SOMON
MALZEMELER (2 KİŞİLİK)
2 adet somon fileto, 3 yemek kaşığı zeytinyağı, 1 adet mor soğan, 4 diş sarımsak, 1 adet avokado, 1 büyük boy domates, karabiber, tuz, ½ limonun suyu, 1 küçük boy brokoli, 1 küçük boy karnabahar, 10 adet Brüksel Lahanası
YAPILIŞI: İki yemek kaşığı zeytinyağı, tuz ve karabiberi harmanlayın. Somon filetoları içerisinde gezdirin. Tavada çevirerek pişirin. Soğanı ve sarımsakları soyun ve çentin. Domatesleri küp küp doğrayın. Avokadoyu ortadan bölün, çekirdeğini çıkarın. İçini kaşık yardımı ile bir kaba alıp çatalla iyice ezin. Limon suyu, karabiber ve tuz ilave edip iyice karıştırın. İçine soğan, sarımsak ve domatesleri ilave ederek iyice harmanlayın. Karışımı pişen filetoların üzerine paylaştırın. Buharda pişirdiğiniz karnabahar, brokoli ve Brüksel lahanaları ile birlikte servis edin.
TOKSİN ARINDIRAN DOMATES KARPUZ SORBE
MALZEMELER (8 KİŞİLİK)
1.5 su bardağı taze sıkılmış çekirdeksiz domates suyu, ¼ iri karpuz, 2 yemek kaşığı limon suyu, 2 yemek kaşığı bal
YAPILIŞI: Karpuzun çekirdeklerini ayırın ve küp küp doğrayın. Tüm malzemeleri blenderdan geçirin. Buzlukta dondurun. Soğuk servis yapın.
İnek sütünün zararlarının uzun süredir konuşulduğunu ifade eden Dr. Sinan Akkurt, "Anne sütü alerji yapmaz, çünkü tam olarak bizim bedenimiz için uygun bir besindir. At sütü (kımız) ve keçi sütü anne sütüne en yakın maddelerdendir. Laktoz alerjisi ve özel durumlar dışında alerji yapmazlar." dedi. Buna karşın inek sütünün çok güçlü proteinler içerdiğini ve insan bedeninin bu proteinleri sindirmekte zorlandığını kaydeden Dr. Akkurt, "Keçi sütü hem besler, hem şişirmez." dedi. Yeni çıkan Biorezonans kitabında gıda alerjilerine geniş yer ayıran Dr. Sinan Akkurt, keçi sütünün kullanımına ilişkin iki özel tarif paylaştı:
Çikolata tozlu süt yerine keçiboynuzu özlü keçi sütü
o Çocuklar çikolata tozu ile tatlandırılmış süte bayılır. Bunun yerine onlara hem daha doğal, hem da daha sağlıklı bir alternatif sunabilirsiniz.
o Bir fincan sıcak keçi sütüne, aktar ve marketlerde bulabileceğiniz bir tatlı kaşığı keçiboynuzu özünü (keçiboynuzu unu), bir tatlı kaşığı bal ya da pekmezi ve tercih ediliyorsa bir çay kaşığı kakaoyu ekleyerek karıştırın.
Keçi sütlü sabun
o Keçi sütünün cilde güzellik ve sağlık katan içeriğinden yararlanmak istiyorsanız güvendiğiniz bir kaynaktan keçi sütlü sabun satın alabilirsiniz. Eğer böyle bir şansınız yoksa, parfüm, alkol v.b. katkı maddeleri içermeyen kalıp sabunları kullanarak evde kendiniz de yapabilirsiniz. Bunun için kalıp sabunu rendeleyin, kaynatıp ocağı kapattığınız suya dökün ve karıştırarak erimesini sağlayın. Bu karışımın içine keçi sütü ekleyerek keçi sütlü doğal sıvı sabun elde edebilirsiniz. Tekrar katılaşma ihtimaline karşı elde ettiğiniz sıvıyı soğuttuktan sonra birkaç kez blendırdan geçirmeyi ihmal etmeyin.
Ayrıca inek sütüyle yaptığınız her şeyi keçi sütüyle de yapabilirsiniz: Yoğurt, muhallebi, dondurma, soslar, tereyağı, keçi peyniri ile salata…
Türkiye'nin başarılı kadın işletmecilerinden İksir Sema Aydın, hepimizin ortak sorunu olan önemli bir konuya ışık tuttu.. Doyuyor muyuz? Besleniyor muyuz?İnsan bedeninin doğru gelişmesi, yaşamımızın sağlıklı sürmesi için beslenmeye ihtiyacımız vardır.Beslenme bizim, bilgimize, özenimize zamanımıza bağlıdır diyebiliriz.
Doğar doğmaz en büyük şansımız anne sütü olur. Bebeğin sağlıklı olması,iyi gelişmesi içindir anne sütü. Bebeğe verilebilecek en temiz, en steril ,en hastalıklardan koruyucu besindir.Öyle ki bebeğin ileriki yaşlarında da ömür boyu gelişebilecek pek çok ciddi hastalıktan korur. Anne sütünün bileşiminde vitaminler,mineraller,enzimler,yağlar,karbonhidratlar bulunmaktadır.Yani anne bebeğini en doğal kaynaktan en dengeli biçimde besler.
Sonrasında sağlıklı beslenme ise bilincimizle gerçekleşir.
Doğru belenmek için ne yapalım sorusu beynimizin kıvrımlarında dolaşır durur, hep cevap ararız, araştırırız, en doğru seçimleri yapmak isteriz. Oysa doğa bize dengeli beslenmemiz için gerekli olan her şeyi cömertçe sunar. Bize ise bu ürünler temiz topraklarda mı yetiştirilmiş, katkı maddesiz doğal yöntemlerle mi hazırlanmış, doğru saklanmış mı diye araştırmak ve besin gruplarını bilerek çeşitli yiyecekler hazırlamak kalır.
Aslında herhangi bir araştırmaya ,emek verip hazırlamaya gerek duymadan da yiyerek açlık hislerimizi bastırır, doyarız. Beslenir miyiz; hayır ! Bu muazzam fark hem bedenimizi hem ruhumuzu ya hasta edecek,ya da sağlıklı ,mutlu olacağız. Neden kendimizi yanlışlara feda edelim. Birazcık dikkat, birazcık özen , yaşamsal önemi olan muazzam farkı lehimize çevirir.
Azıcık anılarımıza dönersek, dalından kopmuş tazecik domatesin mis kokusununu burnumuzda tadın damağımızda hissediriz.Ne lezzettir o hiç unutulmayan.Çünkü biliriz o domates gerek sanayi atıkları, gerek kimyasallar ile kirlenmemiş tertemiz topraklarda yetişmiş,olgun zamanında toplanıp en lezzetli anında soframıza gelmiştir. Sadece domates mi? Biberler,patlıcanlar,kabaklar,enginarlar,maydanozlar,rokalar, naneler,saymakla bitmez.
Temiz yaylalarda dağ kekikleriyle beslenmiş inekler,koyunlar,keçilerin sütleri,yoğurtları,tereyağları,serbest gezen doğal beslenen tavukların yumurtaları, etleri ne kadar da besleyici ve lezzetli olur.
İnsan eliyle kirletilmemiş doğanın bize sunduğu bunca yiyeceği hazırlarken çeşitlendirmek, doğru yöntemlerle hazırlamak ,saklamak gerekir.Anneannelerimizin, babaannelerimizin yüzyılların deneyimini taşıyan binbir özenle hazırladıkları unutulmaz lezzetleri yaşatmak,çocuklarımızı bu yiyeceklerle beslemek bizi ayrıca mutlu eder.
Mevsimine göre elde edilen temiz doğal ürünlerle geleneksel yöntemlerle yapacağımız reçeller, marmelatlar, tarhanalar,salçalar,turşular , soslar, taze pişirilmiş çeşit çeşit etli, sebzeli, bakliyatlı yemekler sofralarımızda yer aldığında doğru beslenmenin mutluluğunu yaşarız.
Günümüzün modern dünyasında hızlı hazırlanan fast food yemekler,uzun süre tazeliğini koruduğunu düşündüğümüz raf ömrünün uzatılması için çeşitli katkı maddeleri ile hazırlanmış yiyecekler,çoğu saflaştırılmış ürünler, çoğu zaman doğru saklanamamış gıdalar birçok sağlık problemine sebep olmaktadır. Bunların başında obezite ve obeziteye bağlı fiziksel ve ruhsal hastalıklar sayılabilir. Hazır gıdalar özellikle posalarından mümkün olduğunca arındırılarak hazırlandığından lif yönünden çok çok zayıftır. Biz bu gıdaları yeriz doyarız ama lif fakiri oldukları için çabuk açlık duyar yine yeriz,yine yeriz
Laktoz nedir?
Süt ve süt ürünlerinin içinde bulunan doğal süt şekeridir.
Laktoz intoleransı nedir?
Laktozun sindirilmesi için laktaz enzimi gerekir. Eğer vücutta yeterli miktarda laktaz enzimi bulunmuyorsa, laktoz intoleransı var demektir.
Laktoz İntolerans belirtileri nelerdir?
Laktoz intoleransı sütün içindeki laktozun sindirilemediği durumlarda ortaya çıkar. Süt içince karın şişkinliği, karın ağrısı, gaz, mide bulantısı görülebilir. Bu tarz sorunlarınız varsa süt ve süt ürünleri tüketmekten vazgeçmek yerine Laktozsuz Süt’ü tüketebilirsiniz. Belirtilerin şiddeti tüketilen laktoza ve kişinin ne kadar laktozu tolere edebildiğine göre değişir. Belirtiler süt ve sütlü ürünlerin tüketimini takiben yarım saat ile 2 saat arası sonrasında kendini göstermeye başlar. Süt içerdiği kalsiyum, protein, yağlar, vitaminler ve mineraller açısından temel besin gruplarındandır.
Yaşam boyu sağlıklı olmak için her yaş döneminde ihtiyacınız olan türde ve miktarda süt içmeniz gerekmektedir.
Laktoz intoleransınız varsa ne yapabilirsiniz?
Laktozu azaltılmış veya laktozsuz süt ve süt ürünleri tüketebilirsiniz.
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt nasıl üretilir?
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt, sütün içindeki laktozun laktaz enzimi ile parçalanması sonucu elde edilir. Laktaz enzimi katkı maddesi ya da koruyucu değildir. Ürünün prosesi sırasında görevini yerine getirip, son aşamada aktivitesini yitirerek ürünün içerisinde kalmaz.
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt neden daha tatlıdır?
Laktozun glikoz ve galaktoza parçalanması nedeniyle, standart süt ve yoğurttan daha tatlı hissedilen ürünlerdir. Hissedilen tatlılık doğal şekerlerdendir, ilave şeker içermez.
Laktozsuz süt sizin için uygun mu?
Laktozsuz süt, sütteki laktozu sindiremeyen ve süt içince şişkinlik, ağrı, gaz ve bulantı sıkıntılarını yaşadığı için süt tüketemeyen kişilerin rahat şekilde süt içmelerini ve sütün besin değerlerinden faydalanmalarını sağlamaya yardımcı olur.
Neden Laktozsuz Yoğurt tüketmelisiniz?
Laktozsuz Yoğurt, laktoz intoleransına karşı hem sağlık faydası sağlamakta, hem de tatlılık derecesinin yüksek hissedilmesi nedeniyle şeker kullanılması gereken ürünlerde şeker azaltmaya imkan tanımaktadır. Bu nedenle ara öğün olarak sade ya da müsli karışımı gibi bir alternatifle tüketilmeye çok uygundur, hissedilen tatlılık doğal şekerlerdendir, ilave şeker içermez. Ayrıca, 100 g laktozsuz yoğurt günlük kalsiyum ihtiyacının %23’ünü karşılamaktadır.
Laktozsuz süt ve yoğurt tüketmenin zararı var mıdır?
Laktozsuz süt ve yoğurt tüketmenin hiçbir zararı bulunmamaktadır.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Süt ve süt ürünlerinin içinde bulunan doğal süt şekeridir.
Laktoz intoleransı nedir?
Laktozun sindirilmesi için laktaz enzimi gerekir. Eğer vücutta yeterli miktarda laktaz enzimi bulunmuyorsa, laktoz intoleransı var demektir.
Laktoz İntolerans belirtileri nelerdir?
Laktoz intoleransı sütün içindeki laktozun sindirilemediği durumlarda ortaya çıkar. Süt içince karın şişkinliği, karın ağrısı, gaz, mide bulantısı görülebilir. Bu tarz sorunlarınız varsa süt ve süt ürünleri tüketmekten vazgeçmek yerine Laktozsuz Süt’ü tüketebilirsiniz. Belirtilerin şiddeti tüketilen laktoza ve kişinin ne kadar laktozu tolere edebildiğine göre değişir. Belirtiler süt ve sütlü ürünlerin tüketimini takiben yarım saat ile 2 saat arası sonrasında kendini göstermeye başlar. Süt içerdiği kalsiyum, protein, yağlar, vitaminler ve mineraller açısından temel besin gruplarındandır.
Yaşam boyu sağlıklı olmak için her yaş döneminde ihtiyacınız olan türde ve miktarda süt içmeniz gerekmektedir.
Laktoz intoleransınız varsa ne yapabilirsiniz?
Laktozu azaltılmış veya laktozsuz süt ve süt ürünleri tüketebilirsiniz.
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt nasıl üretilir?
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt, sütün içindeki laktozun laktaz enzimi ile parçalanması sonucu elde edilir. Laktaz enzimi katkı maddesi ya da koruyucu değildir. Ürünün prosesi sırasında görevini yerine getirip, son aşamada aktivitesini yitirerek ürünün içerisinde kalmaz.
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt neden daha tatlıdır?
Laktozun glikoz ve galaktoza parçalanması nedeniyle, standart süt ve yoğurttan daha tatlı hissedilen ürünlerdir. Hissedilen tatlılık doğal şekerlerdendir, ilave şeker içermez.
Laktozsuz süt sizin için uygun mu?
Laktozsuz süt, sütteki laktozu sindiremeyen ve süt içince şişkinlik, ağrı, gaz ve bulantı sıkıntılarını yaşadığı için süt tüketemeyen kişilerin rahat şekilde süt içmelerini ve sütün besin değerlerinden faydalanmalarını sağlamaya yardımcı olur.
Neden Laktozsuz Yoğurt tüketmelisiniz?
Laktozsuz Yoğurt, laktoz intoleransına karşı hem sağlık faydası sağlamakta, hem de tatlılık derecesinin yüksek hissedilmesi nedeniyle şeker kullanılması gereken ürünlerde şeker azaltmaya imkan tanımaktadır. Bu nedenle ara öğün olarak sade ya da müsli karışımı gibi bir alternatifle tüketilmeye çok uygundur, hissedilen tatlılık doğal şekerlerdendir, ilave şeker içermez. Ayrıca, 100 g laktozsuz yoğurt günlük kalsiyum ihtiyacının %23’ünü karşılamaktadır.
Laktozsuz süt ve yoğurt tüketmenin zararı var mıdır?
Laktozsuz süt ve yoğurt tüketmenin hiçbir zararı bulunmamaktadır.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Önereceğimiz bu besinlerle hem açlık hissinizi bastırabilir hem de metabolizmanızı hızlandırabilirsiniz.
1. Fındık, fıstık
İçerdiği protein sayesinde vücudun enerji yakımını hızlandıran fındık kalbimiz için en yararlı besinlerden biridir ve hergün bir avuç yemenizi tavsiye ederiz keza tuzsuz fıstıkta aynı özelliklerde tüketilebilinir.
2.Yoğurt
Yüksek proteinli ve düşük şeker oranlı
Sitede Ara
Bu Siteyi Takipet
Popular Haberler
-
4 D'li işçiler için Ocak ayı zamlı maaş sorgulama ekranı açıldı
696 sayılı KHK ile taşerondan kadroya geçen 4 D'li işçilerin yeni zamlı maaş sorgulama ekranı açıldı. 17 günlük bordro ÇKYS ekranına d... -
4/D işçi emekli olmak zorunda mı? Olduktan sonra çalışabilir mi?
4/D işçi emekli olmak zorunda mı? Olduktan sonra çalışabilir mi? Kamuda taşerondan 4/D işçi olarak kadroya alınanlar her seferinde bir b... -
KAMUDA VE BELEDİYEDE ÇALIŞAN KAMU İŞÇİLERİNİN 2021 VERGİ DİLİMLERİYLE İLGİLİ ÖNEMLİ RESMİ DUYURU
web sitemizin sağ üst köşesinden sosyal medya hesaplarımızı takibe almanız, ve haberlerimizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız bizler ... -
4/D'Lİ işçilerin 2021 Yılı tayin,becayiş resmi bakanlık duyurusu
4/D'Lİ işçilerin tayin her yıl Mayıs ayında dilekçeler yazılıp il sağlık müdürlüğündeki komisyona sunulur ve Haziran ayında komisyon k... -
4D KAMU İŞÇİLERİ YÜZDE 15 VE YÜZDE 20 VERGİ DİLİMLERİNDE ALACAKLAR BÜRÜT VE NET 2021 YEVMİYELERİ
web sitemizin sağ üst köşesinden sosyal medya hesaplarımızı takibe almanız, ve haberlerimizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız bizler ...
Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
!>