En Son Paylaşılan Haber
Etiket : Yaşam
Herkesin dönem dönem enejisini kaybettiği ve aynada kendini istediği şekilde göremediği günler olmuştur. Hiçbir değişiklik olmadığı halde o anki ruh haliyle kendimizi güzel hissetmez ve görmeyiz. Böyle günlerde aynaya bakmak bile moralimizi bozarken kalabalıklar arasına karışmak istemeyiz. İşte böyle dönemlerde bile muhteşem görünebileceğimizi vurgulayan Herbalife Global Dış Beslenme Ürün Eğitmeni Jacquie Carter, "kendine güvenmek, gülümsemek, kendini başkaları ile kıyaslamamak, yeni bir görünüm denemek, dik durmak ve kendine iyi davranmak bize kendimizi güzel hissettirir" dedi.
Herbalife Global Dış Beslenme Ürün Eğitmeni ve Dış Beslenme Ürün Pazarlama Direktörü Jacquie Carter en kötü günlerde bile muhteşem görünmek için doğru bakış açısına sahip olmanızı sağlayacak bazı ipuçlarını anlattı.
Güven Olmazsa Olmaz
Klişe olduğunu düşünebilirsiniz fakat her gün mükemmel hissetmenin yolu güvenden geçer. Nasıl görünürlerse görünsünler, bazı insanların ilgi odağı olmayı başarmalarının nedeni kendilerine duydukları güvendir ve bu güven lehinize kullanabileceğiniz bir özelliktir! Güzel görünmek istiyorsanız, olumsuz düşünceleri kafanızdan atın ve kendinizi olumlu yönde güdülemeye başlayın. Kendinizde beğendiğiniz yönlere odaklanın ve aklınızdan geçebilecek olumsuz düşüncelere geçit vermeyin. Saçınızı mı beğeniyorsunuz? O zaman sırtınızı şöyle bir sıvazlatın ve şöyle deyin: Muhteşemim!
Gülümseyin
Anında ruh halinizi değiştirmenin (ve güzel görünmenin!) yolu gülümsemektir. Bana inanmıyor musunuz? Canınız istemiyorsa bile gülümsemeyi deneyin ve bana nasıl hissettiğinizi söyleyin. Ruh halini olumlu etkilemesinin yanı sıra, gülümsemenin güzel görünmeyi ve hissetmeyi sağladığı söylenir. İnsanlar gülümseyen bir kişiyi daha çekici bulurlar ve gülümsemek daha genç görünmenizi sağlar.
Kıyaslamaktan Vazgeçin
Kendimizi başkalarıyla kıyaslamak ve nasıl göründüğümüze başkalarına göre karar verme tuzağına düşmek gerçekten çok kolaydır. Her insan eşsizdir ve başkalarında olmayan olumlu özelliklere sahiptir. Güzel hissetmenin en iyi yolu, kendinizi başkalarıyla kıyaslamak yerine birey olduğunuzu kabul etmektir.
Yeni Bir Görünüm Deneyin
Bazen bir güzellik rutinine takılıp kalırız ve bu kendimizi güzel hissetmememize katkıda bulunabilir. Eğlenceli bir makyajla bir şeyleri değiştirmeye ne dersiniz? Görünümünüzü yeniden keşfetmek, heyecan verici bir deneyim sunmasının yanı sıra, rutinden çıkıp tekrar muhteşem hissetmeniz için ihtiyaç duyduğunuz şey olabilir. Yeni bir saç kesimi, kıyafetler veya ruj rengi denemek ihtiyaç duyduğunuz değişikliği sağlayabilir. Kendinizi rahat hissettiğiniz yepyeni bir stil deneyin. Mükemmel göründüğünüzü bildiğiniz için kendinize olan güveniniz artacak ve dünyaya yepyeni bir enerjiyle bakacaksınız.
Duruşunuza Dikkat Edin
Oturup kalkma biçiminiz, kendinizle ilgili ne düşündüğünüzü ele veren ipuçları içerir. İyi bir duruşu olanlar, dünyaya kendilerine güvendiklerini sözcüklere ihtiyaç duymadan haykırırlar. Kendinizi güzel hissetmeseniz bile, omuzlarınızı geriye doğru atarak dik oturmak veya durmak, özgüveninizi dış dünyaya yansıtır. Kambur durduğunuzu her fark ettiğinizde, birkaç saniyenizi ayırıp duruşunuzu düzeltin. Özgüveninizin arttığını hissedeceksiniz!
Kendinize İyi Davranın
Bazen güzel hissetmek için kendinizi şımartabileceğiniz bir bakıma ihtiyaç duyarsınız. Yorgun, stresli veya endişeli hissettiğinizde, muhtemelen kendinizi muhteşem bulmayacaksınız. Bir saat veya eğer mümkünse tüm gün mola verip kendinizle baş başa kalmayı deneyin. Kafanızı dinleyecek zaman bulduğunuzda, kendinize karşı olumlu hisleriniz artacaktır. Parkta yürüyüş (elbette güneşli bir günde), güzellik salonunu ziyaret etmek veya yeni bir kıyafet satın almak gibi rahatlatıcı bir faaliyette bulunabilirsiniz. Benim favorim mumlardan, yüz maskesinden ve arındırıcı peeling'ten oluşan bir köpük banyosu.
Hepimiz zaman zaman kendimizi pek de çekici hissetmediğimiz günler yaşarız. Kendinizi kötü hissettiğiniz günlerin sayısı iyi hissettiğiniz günlerden fazlaysa, neden böyle hissettiğinizi sorgulamanın vakti gelmiş olabilir. Kendinizi muhteşem hissederek uyandığınız bir gün, durup neyin farklı olduğunu düşünün. Yakın zamanda iyi bir egzersiz yapmış, giyinmek için ekstra zaman harcamış veya iyi hissetmenizi sağlayan bir faaliyete katılmış olabilirsiniz. Nelerin iyi hissetmenizi sağladığını bilirseniz, bu davranışları tekrarlayarak muhteşem hissettiğiniz günlerin sayısını arttırabilirsiniz.
Vücudumuzda glukoz oranı düştüğünde dikkat ve odaklanma kapasitemiz de otomatik olarak azalmaktadır. Bu durum da iş kalitesini ve verimlilğini olumsuz etkilemektedir.
İş Verimini Arttıracak İpuçları
Yiyecekler doğrudan beyin algımızı ve iş performanısımızı etkilemektedir. Vücuda alınan besinler beyin için enerji üretmek ve gün boyu zinde kalmamız için glukoza dönüştürülmektedir. Vücudumuzda glukoz oranı düştüğünde dikkat ve odaklanma kapasitemiz de otomatik olarak azalmaktadır. Bu durum da iş kalitesini ve verimlilğini olumsuz etkilemektedir.
Vücudumuza aldığımız her besin aynı oranda ve hızda sindirilmemektedir. Örneğin; makarna , tahıllı krakerler, ekmek ve ürünleri glisemik indeks yükü fazla besinlerdir. Yani kan şekerini çabuk yükseltirler ve metabolizmaya etkisi hızlıdır. Yağ içeriği yüksek besinler ise daha uzun sürede kan şekerini yükseltirler fakat sindirim sisteminin daha çok çalışmasına ve yorulmasına sebep olurlar.
Öğle paydosunda çalışanlar vakitten tasarruf sağlamak adına ve daha uygun fiyatlı oldukları için fast food ürünleri sıklıkla tercih edebilmektedirler. Peki ne yapmalı ?
1. Kahvaltıyı Sağlam Yapın
Doğru hazırlanmış kahvaltı işyerinde verimliliği arttırmada önemlidir. Güne kahvaltısız başlamak enerji kaybına, poğaça,simit ile geçiştirilen kahvaltılar ise hem gereksiz yağ alımına hem de gün içinde daha çok acıkmanıza sebep olmaktadır. Yumurta, peynir, domates,salatalık ve tam buğday ekmeğinden oluşan bir kahvaltıyla güne başlamak iş verimliliğini ve kapasitenizi arttırmada yardımcı olacaktır.
2. Öğle Arası Öncesinde Menüyü Planlayın
Acıkmadan önce ne yiyeceğinize karar vermek , kısa sürede açken vereceğiniz hatalı alternatiften sizi koruyacaktır. Araştırmalara göre tok iken kişi tuza, yağlı yiyeceklere ve yüksek kalori içerikli besinlere açlık haline göre daha karşı koyabilmektedir.
3. Öğle Yemeğinizi Zenginleştirin
4. Kan Şekerine Dikkat
Kan Glukoz Seviyesinde gün içinde inişler ve çıkışlar; beyin aktivitesini ve verimliliği olumsuz etkilemektedir. Dikkatli porsiyonlarda, sağlıklı atıştırmalıklarla sık ve az yemek gün içinde glukoz seviyenizi belirli seviyede tutmada faydalı olmaktadır.
5. Masa başınızda Sağlıklı Atıştırmalıklar Bulundurun
Badem,ceviz gibi sağlıklı yağ içeren tohumlar, taze meyveler ara öğün ve kan şekeri kontrolünü sağlamak için iyi seçeneklerdir. Taze meyve, protein barlar yine alternatifler arasında yer almaktadır. Araştırmalara göre gün içinde ara öğün olarak sebze- meyve tüketimi sadece vücuda ve metabolizmaya değil, beyin sağlığı ve odaklanmaya da olumlu etki sağlamaktadır. Gün içinde tükettiğimiz yiyeceklerin vücudumuza etkisinin incelendiği bir araştırmaya göre; günlük beslenmede sebze ve meyveye (6-7 porsiyon) yer vermek kişinin kendini daha motive, mutlu hissetmesine ve yaratıcılık kapasitesini arttırmaya yardımcıdır.
Oturarak masa başı iş yapan kişilerde kabızlık şikayetleri sıklıkla görülür. Bu sebeple mümkünse arada bir kalkıp yerinizi değiştirin. Sürekli oturmak metabolizma hızınızı inaktif hale getirmektedir. Uzaktaki tuvaleti kullanmak, iş arkadaşınızı aramak yerine, yanına gitmek, kahve ve suyunuzu söylemek yerine gidip almak ve ara ara esneme hareketleri yapmak hem fiziksel aktivitenizi artıracak hem de uzun süre oturarak çalışmaktan kaynaklanan sağlık problemlerinin azalmasını sağlayacaktır
7. Suyu Unutmayın
Su içmek metabolizmanızı canlı tutmaya ve gün içinde toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlayacaktır. Su içmeyi unutuyorsanız masanızda mutlaka bir şişe su bulundurun. Ayrıca, şekersiz ve sütsüz tükettiğinizde enerji içermeyen kahve, siyah çay, yeşil çay veya ıhlamur, adaçayı, papatya gibi bitki çaylarını tercih edin. Kahve, aynı zamanda işlerinize daha kolay bir şekilde odaklanmanıza da yardımcı olacaktır. Fakat çay kahve tüketimi de vücut suyunun kaybedilmesine ve çarpıntıya sebebiyet verdiğinden aşırı tüketiminden uzak durun.
Uzun ve sık uçak seyahatleri kimi zaman sağlığı tehdit ederek çeşitli sorunlar, riskler ve kaygılar oluşturabilir. Sık ve uzun seyahat edenlere yönelik düzenlediği "Uçuş Sağlığı Programı" ile Liv Hospital Ankara'da hem mevcut hastalıkların takibi hem de sağlıklı kişilerde mevcut risklerin tespiti yapılarak koruyucu tedbirler alınıyor, aşılama hizmeti veriliyor. Yaşam şekli, mevcut sağlık durumu ve kaygıları çerçevesinde muayene ile testler gerçekleştirilirken, uçuş sorunlarıyla baş etmede veya daha önce seyahat edilmemiş ülke ve bölgelere yapılacak ilk seyahatlerde aşılama ve diğer önlemler konularında da danışmanlık hizmeti veriliyor.
Uçuş sağlığı programı Nöroloji, Kulak Burun Boğaz, Göğüs Hastalıkları, Kardiyoloji, Endokrinoloji, Enfeksiyon Hastalıkları ve Bulaşıcı Hastalıklar, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Klinikleri tarafından destekleniyor.
JET LAG en sık yaşlılarda görülüyor
Okyanus aşırı ve saat farkının 2'den fazla olduğu bölgelere uçakla seyahat edildiği zaman biyolojik saatin bozulmasıyla vücudunuzda meydana gelen olumsuz durumlar "jet-lag"dir. En sık ve en ağır şekilde yaşlılarda görülür. Doğudan batıya uçuşlarda mümkünse uyumamaya çalışın. Tersi yöndeyse mümkün olduğunca uyuyun. Alkollü, çay ve kafein içeren içeceklerden uzak durun. Proteinden zengin kahvaltı ve yüksek karbonhidratlı akşam yemeği tercih edin. Gündüz vakti içerisinde yürüme gibi hafif egzersizler yapın.
İniş sırasında uyunmamalı
Özellikle uçaktan inerken yaşanan orta kulak basıncında azalmaya bağlı sıkışma, kulak ağrısından kısmi işitme kaybına kadar pek çok soruna neden olur. Burnu parmaklarla kapatıp, ağızdan hafif bir nefes aldıktan sonra havayı genizden kulağa göndermeye çalışmak ve bu hareketi iniş sırasında her iki dakikada bir tekrarlamak tıkanıklığı engeller. İniş sırasında uyumamalı ve sık sık kulak basıncını dengeleyecek esneme ve yutkunma hareketleri yapılmalı.
Kalbi olanlar dikkat!
Son 1 hafta içinde kalp krizi geçiren, kontrol edilemeyen kardiyak aritmisi, ağır kapak hastalığı olanların uçak yolculuğundan önce mutlaka hekimleri tarafından değerlendirilmesi gerekir. Uçuş öncesi hekim tarafından değerlendirilmesi gereken bir diğer grup ise 10 gün içinde koroner arter bypass operasyonu ve son 3 gün içinde inme geçiren hastalardır.
Hekim görüşü önemli
Uçak yolculuklarında kabin basıncı değişikliklerinde hipoksemisi (dokularda oksijen oranının azalması) olan hastalarda oksijen düşüklüğü derinleşebilir. Kalp hastalıkları riski de oluşan bu kişilerde uçuş sağlığı için hekim görüş ve önerileri önemlidir.
Uzun uçuşlarda hareketsiz kalınmamalı
Uçak yolculuklarında hareketsizlik sonucu bacaklarda toplardamarlarda pıhtı oluşabilir. Pıhtının koparak akciğerlere gitmesiyle bu durum ölümcül olabilir. Bu yüzden her yarım saatte bir ayak bileklerinizi aşağı-yukarı doğru hareket ettirin. Riske göre ortalama 2 saatte bir uçak içinde birkaç dakika yürüyün. Dar çorap ve giysilerden kaçının. Bol sıvı tüketin.
Enfeksiyon ve bulaşıcı hastalıklara dikkat!
En sık karşılaşılan hastalık seyahat ishalleridir. Kısa süreli gezilerde güvenli olarak şişelenmiş maden suları veya kaliteli hazır şişe suları kullanılmalıdır. Ayrıca sivrisinek ve diğer sinek-kene gibi hayvanlardan bulaşan hastalıklar açısından tedbirli olunmalıdır. Sinek kovucu solüsyonlar ve cibinlik kullanılmalıdır. Hepatit B aşısı ve tetanoz aşısı herkesin olması gereken ve seyahate bağlı olmayan aşılardır. Aşılanmak için 2 – 6 ay süre gerekebilir. Bu gidilecek ülkeye göre yapılacak aşı adedine bağlıdır. Aşılar üst üste ve aynı anda yapılamaz. Bunun için üç ay önceden müracaat etmek gerekir.
Günümüz kültüründe genelde üzüntü hali pek istenmeyen bir şeydir, hiç olmasın istenir fakat bu da yaşamın bir parçası… Kişisel gelişim kitaplarında sıkça olumlu düşünmenin, olumlu tavırların ve olumlu davranışların faydalarından bahsedilir. Bu kitaplarda üzüntü kişiden uzak olması ya da tamamen yok edilmesi gereken problemli bir duygu olarak nitelendirilir. Her ne kadar kişinin kendini mutlu hissetmesi arzu edilse de, bazı durumlarda belli bir düzeyde üzgün hissetmek de kişiye önemli faydalar sağlayabiliyor. Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, üzüntü duymanın kişiye bazı önemli faydalar da sağladığını söylüyor.
İşte size üzüntünün faydalı olabileceğini gösteren bazı durumlar.
Üzgün Ruh Hali Hafızanızı Güçlendirebilir
Mutlu ruh hali çevremizde tesadüfi olarak gördüğümüz şeylerle ilgili onlara dikkatimizi verme ve sonradan onlarla ilgili detayları hatırlama gücümüzü zayıflatabilirken, sıkıntılı bir ruh hali bunu arttırabiliyor.
Kötü bir ruh halinde olanlar, ruh hali iyi olanlara göre gördükleri detayları daha doğru hatırlayabiliyor.
Mutlu ruh hali kişinin bilgileri zihninde daha dikkatli ve uyanık şekilde işleme yetisini azaltıyor ve yanıltıcı bilginin hafızadaki orjinal bilgiyi tahrif etme riskini arttırıyor. Buna karşılık kötü bir ruh hali kişinin detaylara daha çok odaklanmasını sağlıyor ve kişinin hafızası onu daha az yanıltıyor.
Üzüntü Motivasyonunuzun Artmasına Yardımcı Oluyor
Mutlu olduğumuz zamanlarda, doğal olarak o mutluluk hissinin hep devam etmesini isteriz. Mutluluk hissi bize şu mesajı verir, şu anda güvenli ve hep alışık olduğun bir ortamdasın ve bir şeyi değiştirmek istediğinde çok az çaba sarfetmen yeterli, herşey yolunda mesajı verir. Buna karşılık, üzüntü hissi hafif bir alarm sinyali gibidir, çevremizde bulunan bir zorlukla başa çıkabilmemiz için bizi daha çok çaba harcamaya ve daha fazla motive olmaya sevk eder, durumu düzeltmeye yönelik bir enerji ortaya çıkartır.
Bu nedenle, negatif bir ruh halinde olup, içinde bulundukları kötü durumu değiştirmek için daha çok motivasyonu olan kişilere göre, mutlu kişiler bazen bir konuda eyleme geçmek için kendilerini daha az motive olmuş hissederler.
Buna göre çaba gerektiren zorlu işlerde mutsuz bir ruh hali kişinin o işle uğraşma azmini artırırken, mutlu bir ruh hali tam tersi etki yapabiliyor. Bunun da muhtemel sebebi kişinin zaten mutlu bir ruh halindeyken, bir işi yapmak için daha az motivasyona sahip olması, çünkü zaten her şey yolunda mesajıyla kişi relaks olabilir ve işler üzerindeki dikkati azaltabilir.
Üzüntü İnsanlarla Daha İyi İletişim Kurulmasını Sağlar
Genel olarak mutluluk insanlar arasındaki olumlu etkileşimi arttırır. Mutlu insanlar daha özgüvenli, daha iddialı ve daha yetenekli iletişim kuruculardır. Daha çok tebessüm ederler ve üzgün insanlara kıyasla mutlu kişiler daha sempatik olarak algılanırlar.
Bununla birlikte, daha temkinli, daha az iddialı ve daha özenli bir iletişim şeklinin gerektiği durumlarda, üzgün bir ruh hali daha çok işe yarayabilir.
Yapılan deneylerde, üzgün bir ruh halinde olan kişilerin daha çok ikna edici konuştuğu ve konuştuklarını savunmak için daha etkili ve somut argümanlar ortaya koyduğunu ve pozitif bir ruh halinde olan kişilere göre diğer insanları bir şeye ikna etme konusunda daha iyi olduklarını görüldü.
Mutlu ruh halinde olanlara göre, üzgün bir ruh halinde olanlar adil olma konusunda daha dikkatli. Kişinin içinde bulunduğu ruh hali onun bencil mi yoksa adil mi olduğu konusunu da etkiliyor.
Üzüntü Kişinin Muhakeme Gücünü Artırır
İnsanoğlu sıklıkla sosyal ilişkileriyle ilgili çıkarımlar yapar, başkalarının düşünce ve davranışlarını anlamak ve tahmin etmek için sosyal işaretleri okumaya çalışır. Ne yazık ki, kişinin yaptığı bu çıkarımların yanlış olma ihtimali beynimizin kullandığı bazı kısa yollar ve sahip olduğumuz bazı önyargılar nedeniyle oldukça yüksektir.
Tekrar tekrar yaptığımız araştırmalarda insanların mutluyken, önyargılarına göre sosyal çıkarımlar yapma ihtimallerinin daha yüksek olduğunu gördük.
Mutlu bir ruh hali kişiye tanıdık gelen şeyi doğru olarak görme eğilimini arttırıyor, üzgün bir ruh hali ise tam tersi etki yapıyor. Üzgün bir ruh halinde olan kişiler mantıksal hatalar yapmaya daha az meyillidirler ve tanık oldukları bir olayı anlatırken daha az yanlış yaparlar.
Kötü bir ruh hali aynı zamanda kişinin ilk edindiği izlenime çok fazla önem verip daha sonra ortaya çıkan detayları önemsememesinden kaynaklanan ve başka bir peşin önyargı olan öncelik etkisinin azalmasını sağlar.
Kötü bir ruh hali izlenim edinme süreçlerinin daha doğru şekilde gerçekleşmesine yardımcı olur.
Üzgün Olmanız Depresyonda Olduğunuz Anlamına Gelmiyor
Üzgün olmakla negatif odaklı olmak, mutlu olmakla pozitif olmak kişisel gelişim dünyasında çok karıştırılır.
Örneğin bir yakınını kaybeden fakat pozitif bir bakış açısına sahip olan bir kişi bunun geçeceğini ve bu üzüntünün normal olduğunu bilir, kabullenir. Negatif odaklı kişi ise kendi düğününde bile bir şey olacak duygusuyla eğlenemez.
Tabi ki, üzgün ruh halinin faydalarının da belli bir sınırı vardır. Kısmen kişinin ruh halindeki bir bozukluk olarak tanımlanan depresyon, uzun süren ve yoğun üzüntüyle beraber seyrettiğinde, insanın hayatını ciddi oranda etkileyebilir. Mesela hafızası kötüleşen birine bu durumla baş edebilmesi için üzüntülü bir ruh haline girmesi tavsiye edilmez. Yapılan araştırmalar böyle bir şey yapmanın faydalı olduğu sonucunu doğrulamıyor.
Fakat hafif ve kısa süreli bir üzüntü aslında hayatımızın birçok alanındaki problemlerle baş etmede bizim için faydalı. Belki de bu yüzden, her ne kadar kendini üzgün hissetmek başa çıkılması zor bir durum olsa da, Batı sanatı, müziği ve edebiyatının en başarılı birçok eserinde üzüntülü olma konusu ele alınmıştır. Günlük yaşamda da aynı şekilde, insanlar bazen kendilerini üzgün hissettirecek birtakım yollara başvururlar. Mesela hüzünlü sözleri olan şarkılar dinlemek ya da sonu kötü biten veya hikayesi üzücü olan filmler izlemek ya da kitaplar okumak gibi.
Her duygunun doğru şartlar altında oynadığı önemli bir rol var. Her ne kadar kendini mutlu hissetmenin faydaları üzerinde çok şey yazılıp çizilse de, üzüntülü bir ruh halinin de kişiye bazı faydaları olabileceği konusu göz ardı edilmemelidir.

Türkiye dahil 18 ülkede gerçekleştirdiği "Seyahatin Değeri" araştımasına göre, sık seyahat edenler daha açık fikirli ve daha toleranslı hale geliyor. Aynı zamanda sıkça yollara düşenler yabancılara daha fazla güveniyor
Seyahat sitesi momondo'nun yaptığı "Seyahatin Değeri" araştırması, seyahat ile açık görüşlülük ve güven duygusu arasındaki ilişkinin gücünü ortaya koydu. Türkiye dahil 18 ülkeden yaklaşık 7 bin 300 kişinin katıldığı araştırmanın ilk sonuçlarına göre, seyahat etmek ciddi ölçüde daha toleranslı ve açık görüşlü olmamızı, başkalarına daha fazla güvenmemizi sağlıyor.Araştırmanın en dikkat çekici sonuçları şöyle:
Sık seyahat edenler, cinsiyet, yaş, eğitim ve gelir düzeyi fark etmeksizin, daha az yolculuk yapanlara göre daha açık görüşlü hale geliyor, tanımadıkları kişilere daha fazla güveniyor.
Katılımcıların yüzde 76'sı, seyahat etmenin, kendilerini "farklı olana" karşı daha toleranslı yaptığını söylüyor.
Katılımcıların yüzde 75'i ise, ziyaret ettikleri ülkelerdeki insanlara karşı daha hoş görülü yaklaştıklarını ifade ediyor.
Yine katılımcıların yüzde 76'sı, seyahat sayesinde genel olarak tüm kültürlere karşı daha açık fikirli hale geldiklerine inanıyor.
Araştırmaya katılanların yüzde 48'i, bundan beş yıl öncesiyle kıyaslandığında insanların farklı kültürlere göre daha az toleranslı oldukları konusunda hemfikir. Sadece yüzde 16'lık bir bölüm bu fikre katılmıyor.
SEYAHAT VE GÜVEN İLİŞKİSİ ÜZERİNE İLK BÜYÜK ARAŞTIRMA
Konuyla ilgili bir açıklama yapan momondo Halkla İlişkiler Müdürü Lasse Skole Hansen, "İnsanlara duyduğumuz güveni ve ne kadar açık fikirli olduğumuzu belirleyen birçok farklı faktör bulunuyor. Ancak örneğin 'Çok seyahat eden mi, iyi eğitimli olan mı karşısındakilere daha fazla güven duyar?' sorusuna sorduğumuzda, çok seyahat etmenin güven duygusunu çok daha fazla pekiştirdiğini görüyoruz" diyor ve ekliyor: "Bu da çok seyahat etmek ile insanlara güvenmek arasında yakın bir ilişki olduğunu ortaya koyuyor."Hansen, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Nitekim Stanford Üniversitesi'nin araştırması dahil, daha önce yapılan birçok akademik çalışma da insanların yabancılara karşı açık fikirli olmasıyla sık sık yolculuk yapmak arasında pozitif bir ilişki olduğunu ortaya koydu. Ancak hiçbiri momondo'nun araştırması kadar geniş kapsamlı ve doğrudan bu konuyu araştırmaya yönelik değildi. Bu raporda seyahatin pozitif etkisine ve çok önemli bir konu olduğuna inandığımız farklı kültürler arasındaki bariyerleri yıkabilme potansiyeline odaklanıyoruz. Küresel araştırmamıza katılanların neredeyse yarısı, beş yıl öncesine kıyasla günümüzde insanların yabancı kültürlere karşı daha az toleranslı olduğunu düşünüyor."
PROF. DR. NARLI: SEYAHAT ETMEK ZİHİNLERDEKİ KİLİTLERİ AÇIYOR
"Seyahatin Değeri" araştırmasının sonuçlarını değerlendiren Bahçeşehir Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Narlı ise şöyle konuştu: "Ünlü edebiyatçı Jorge Luis Borges, 'Anlar' adlı şiirinde yaşamaya yeniden başlayabilseydi, daha fazla seyahat edeceğini söylüyor: "Seyahat ederdim daha fazla", "Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim", "Görmediğim bir çok yere giderdim". Seyahat etmek, insanın kendini tanımasını sağladığı kadar, farklı insanları ve kültürleri tanımasına da vesile oluyor. Farklıkları keşfetmek insanların zihinlerindeki kilitleri açıyor, duvarlarını yıkıyor ve meraklarını kamçılıyor. İşte bu nedenle, seyahat eden kişinin bilgisi, hoşgörüsü ve iletişim becerileri gelişiyor."
Sitede Ara
Bu Siteyi Takipet
Popular Haberler
-
4 D'li işçiler için Ocak ayı zamlı maaş sorgulama ekranı açıldı
696 sayılı KHK ile taşerondan kadroya geçen 4 D'li işçilerin yeni zamlı maaş sorgulama ekranı açıldı. 17 günlük bordro ÇKYS ekranına d... -
4/D işçi emekli olmak zorunda mı? Olduktan sonra çalışabilir mi?
4/D işçi emekli olmak zorunda mı? Olduktan sonra çalışabilir mi? Kamuda taşerondan 4/D işçi olarak kadroya alınanlar her seferinde bir b... -
KAMUDA VE BELEDİYEDE ÇALIŞAN KAMU İŞÇİLERİNİN 2021 VERGİ DİLİMLERİYLE İLGİLİ ÖNEMLİ RESMİ DUYURU
web sitemizin sağ üst köşesinden sosyal medya hesaplarımızı takibe almanız, ve haberlerimizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız bizler ... -
4/D'Lİ işçilerin 2021 Yılı tayin,becayiş resmi bakanlık duyurusu
4/D'Lİ işçilerin tayin her yıl Mayıs ayında dilekçeler yazılıp il sağlık müdürlüğündeki komisyona sunulur ve Haziran ayında komisyon k... -
4D KAMU İŞÇİLERİ YÜZDE 15 VE YÜZDE 20 VERGİ DİLİMLERİNDE ALACAKLAR BÜRÜT VE NET 2021 YEVMİYELERİ
web sitemizin sağ üst köşesinden sosyal medya hesaplarımızı takibe almanız, ve haberlerimizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız bizler ...
Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
!>