En Son Paylaşılan Haber
Etiket : Cinsel Sağlık
Cinsel uyumsuzluk ya da ten uyuşmazlığı çiftlerin birbirlerinden uzaklaşmasına, aldatmaya hatta ayrılık ve boşanmalara neden olan en yaygın sebeplerden biri. Partnerinizle birbirinize deli gibi aşık olabilirsiniz ama ne var ki yatak odasında istekli ve uyumlu değilseniz, o zaman ilişkiniz tehlikede demektir. Peki partnerinizle uyumlu olup olmadığınızı nasıl anlayacaksınız? Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak'a kulak verelim:
FARKLI LİBİDO SEVİYELERİ: Herkesin aynı seviyede libidoya sahip olduğu söylenemez. Ayrıca sadece erkeklerin daha çok cinsellik istediğini iddia etmek de bir haksızlık. Kadınlar da en az erkekler kadar cinselliği yaşamaya istekli olabilir. Stres, iş yoğunluğu ve yaşam tarzıyla ilgili sorunlar kişinin libidosunu etkileyebilir ve kişinin cinsellikten uzaklaşmasına sebep olabilir ya da başka sebeplerden libido düşüklüğü söz konusu olabilir. Partneriniz ve siz böyle bir problemle karşı karşıyaysanız, durum daha kötüye gitmeden konuşmalı ve gerekirse destek almalısınız.
BASKICI PARTNER: Partneriniz, siz istemediğiniz zamanlarda, seks yapma konusunda size sürekli baskı yapıyorsa ve rahatsız olduğunuz bir şeyi yapmaya zorlanıyor hissediyorsanız, aranızda cinsel bir uyumdan bahsetmek mümkün olmayabilir.
BENCİL PARTNER: Birçok kadın cinsellikte partnerlerinin bencilliğinden şikayet eder. Genelleme yapmaktan kaçınsak da çoğunlukla ilk önce erkeklerin orgazma ulaştığı bir gerçek. Ama bu bir problem olmaktan çıkarılabilir. Partneriniz yine de sizi memnun edebilir. Ama o bencil davranmayı tercih ediyor ve bunun için çaba göstermiyorsa uyumsuzluğun ortasındasınız demektir. Cinsel ilişkide bencillik orta vadede ciddi bir sıkıntı meydana getirir ve bir tarafı mağdur durumuna düşürür.
ESKİ PARTNERLERLE KIYASLAMA: Partnerinizin cinsel yönden sizi eski sevgili ya da eski eşiyle kıyaslaması hiç hoş bir şey olmadığı gibi aynı zamanda sinir bozucu da. Partneriniz sizi sürekli eskiden birlikte olduğu kadınlarla kıyaslıyorsa, bu size saygı duymadığı anlamına gelir. Rahatsız olmanıza rağmen bu rencide edici tavrından vazgeçmiyorsa, konuyu gündemin birinci sırasına almalı ve çözüm üretmelisiniz.
SUÇLULUK DUYGUSU: Partnerinizle yaşadığınız cinsellik sizi duygusal yönden memnun ya da mutlu etmiyor aksine pişmanlık ve suçluluk hissediyorsanız, bu ciddi bir bilinçaltı sebebe işaret edebilir. Bir şeyi yapmaya kendinizi adeta itiliyor gibi hissediyorsanız, sıkıntıya girerek ilişki yaşıyorsanız bu tablo ilişkide uyumsuzluğun ciddi göstergesidir.
YATAKTA AGRESİFLİK: Her iki tarafın da rızası olduğu sürece, yatakta biraz agresiflik normal karşılanabilir. Ama bazı erkekler, partnerlerini rahatsız edecek derecede agresif davranışlar sergilerler. Partneriniz, sizin sınırlarınızı aşacak kadar saldırgan davranıyorsa, bir orta yol bulmanın zamanı gelmiş demektir.
RAHATSIZ EDEN TALEPLER: Çiftlerden biri zengin fantezi dünyasına sahip olabilir. Partneriyle bu anlamda bir dengeye sahip değilse; cinsellikte geniş fanteziye sahip olanın talepleri diğer tarafa ağır, uygunsuz, ters gelebilir. Cinsel ilişkide tek tarafın beklentilerine cevap vermemek konusunda sürekli bir tartışma varsa burada zaten uyum söz konusu olamaz.
CİNSEL UYUMSUZLUĞUN TEHLİKE SİNYALLERİ
Bir ilişkinin, özellikle evliliklerde, uzun süre devam etmesi için partnerlerin cinsel yönden uyumlu olmasının büyük önem taşıdığına dikkati çeken Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, cinsel uyumsuzluğun başlıca sinyallerini ise şöyle sıralıyor:
CİNSEL DÜRTÜNÜZ ÇOK MU ZAYIF? Partnerlerden birindeki zayıf cinsel dürtü, cinsel uyumsuzluk belirtisi olabilir. Fakat bu durum bir hastalık nedeniyle ya da stresten de kaynaklanmış olabilir. Zayıf cinsel dürtü meselesini ciddiye alın ve arkasında yatan sebebi bulmaya çalışın. Tek başınıza çözüm bulamıyorsanız özellikle cinsellik konusunda deneyimli bir uzman desteği alın.
STRES: İş ya da ekonomik sıkıntılar, ailevi sorunlar nedeniyle yaşadığınız stres cinsel yaşamınızı ciddi manada olumsuz etkileyebilir, fakat partnerinizle cinsel yönden uyumsuz olmanız da sizde strese neden olabilir. Partnerinizle daha iyi bir cinsel yaşam için stres ve iş yoğunluğunuzu kontrol altına almaya çalışın. Özellikle stres, korku kaynaklı uyumsuzluk konularında hipnoterapi hızlı bir çözüm olasılığı sunar.
DEPRESYON LİBİDONUZU ÖLDÜREBİLİR: Depresyon partnerinizle cinsel yönden uyumsuz olduğunuzun başka bir belirtisi olabilir. Depresyon, enerjinin düşük olması, yaşamdan zevk almama, çökkünlük şeklinde kendini belli eder ve bu ağır duyguların olduğu yerde cinsel enerjiyi aramak boşunadır. Bu, uyumsuzluk sorununu daha da ağırlaştırabilir ve hatta libidonuzu tamamen öldürebilir. Deneyimli bir uzmana başvurmanın vakti gelmiş demektir.
CİNSEL BİRLİKTELİK AZALIRSA: Partnerinizle cinsel yönden uyumsuz olmanız günlük hayatta ona karşı davranışlarınızda da kendini belli eder. Bir ilişkideki cinsel birlikteliklerin sayısı azaldıkça, bu durum çoğunlukla partnerler arası ilişkide sorunların baş göstermesine sebep olur. Uzun zamandır aynı evde kalan kankalar gibi yaşamaya başlamışsınız alarm sinyalleri çalıyor demektir.
CİNSELLİKLE İLGİLİ ÇEKİNCELER: Partnerinizle cinselliğe dair yeni bir şeyi deneme konusunda isteksizseniz, bu durum sonunda partnerinizin de heyecanının azalmasına sebep olur, ilişkiden kaçınmasına dahi yol açabilir. Bu, partnerler arası cinsel uyumsuzluğun ya da kimyaların uyuşmamasının çok basit bir göstergesi olabilir.
ÇEKİM YOKSA EREKTİL BOZUKLUK ORTAYA ÇIKAR: Erkeklerde görülen bu sorunun kökeninde genelde tıbbi bir sebep vardır ama tamamen duygusal bir sebep de erektil (sertleşme) bozukluğa neden olabilir. Partnerler arasında çekimin olmaması ve cinsel uyumsuzluk erkek partnerde erektil bozukluk olarak ortaya çıkabilir.
PARTNERİNİZ HAZIR VAZİYETE BEKLERKEN UYUMAYIN: Partnerlerden biri cinsel birliktelik için hazır vaziyette beklerken, diğer partner onun yanında uyumayı tercih ediyorsa ve bu durum çok sık yaşanıyorsa sıkıntı büyük olabilir. Bu durum, partnerler arası çeşitli sebeplere bağlı bir cinsel uyumsuzluktan kaynaklanıyor olabilir. Fakat, partnerlerden biri çok yorgun olduğu için böyle davranıyorsa, o zaman sabırlı olun ve ertesi günü bekleyin.
PARTNERİNİZİ AÇIN: Partneriniz sizinle cinsel konularda konuşamıyor ya da bu konuları konuştuğunda rahatsız oluyorsa, bu durum aranızda bir cinsel uyumsuzluk göstergesi olabilir. Çekingen mizaçta olmak, çok dindar ya da aşırı geleneksel bir aile tarafından büyütülmüş olmak gibi faktörler de bu durumun sebebi olabilir. O nedenle partnerinize biraz destek olun ve açılması için ona biraz zaman verin.
DAHA AZ CİNSEL İLİŞKİYE GİRİYORSANIZ: Cinsel uyumsuzluğun en önemli göstergesi artık ilişkinizde cinsel birlikteliğin hiç olmuyor oluşudur. Bu tehlike sinyalini ciddiye alın ve partnerinizle ilişkinizi düzeltmek için bu konu hakkında konuşun. Zira bu durum çok daha büyük sorunların da göstergesi olabilir. İşin içinden çıkamayacak gibiyseniz iyi bir uzman desteği size arzu ettiğiniz mutluluk için yol gösterici olacaktır.
CİNSEL UYUMSUZLUĞA HİPNOTERAPİ
Ülkemizde cinselliğin eğitimli bireyler arasında dahi tabu olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, sorun çok büyük dahi olsa genellikle "demek ki böyle oluyor" dercesine cinsel uyumsuzluğun normal gören, çaresinin olmadığını düşünen insanların olduğunu söylüyor.
Cinsel uyumsuzluğun hipnoterapi gibi hiçbir tıbbi işlem gerektirmeyen bir yöntemle artık bir sorun olmaktan çıktığını belirten ve bu konuda etkili çalışmalar yapan Psikolog Başkak, uyumsuzluk yaşayan çiftlerin hipnoterapi tekniğiyle mutlu bir uyum yakalayabildiğini vurguluyor.
Bazı erkekler, gerdek gecesi o kanı görmeden kızın daha önce cinsellik yaşamadığına inanmıyor!Çünkü çoğu insan kanamanın bekaretin iyi bir göstergesi olduğunu düşünüyor. Başka bir deyişle ilk cinsel deneyimi olduğu düşünülen bir genç kızda ilişki sonrası kanama olamazsa, bekaretini daha önce kaybetmiş olduğuna inanılıyor. Bu yüzden, gelinlik giyerek ebedi mutluluk yolunda adım atmaya hazırlanan binlerce genç kız 'ya kanama olmazsa?' endişesini yaşıyor.
BAKİRELERİN YÜZDE 63'ÜNDE KANAMA OLMADI
Uzmanlara göre, ilk ilişkiden sonra mutlaka kanama olacağı yönündeki inanış yaygın ve yanlış bir inanç. Yapılan bilimsel açıklamalara karşın bazı kültürlerde bu yanılgı adeta kökleşmiş durumda.
Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen, düğün mevsimi bütün hızıyla devam ederken kızlık zarı ve kanamayla ilgili gençlerin kafasını meşgul eden sorulara açıklık getirdi:
"Nasıl fiziksel özelliklerimiz birbirinden farklıysa, kızlık zarının yapısı da herkeste farklıdır. Normalde ilk birleşmede kızlık zarının yırtılıp kanaması beklenir. Fakat bazı zarlar vajina girişinde fazla yer kaplamazlar.
Kızlık zarı bu özgün yapısı nedeniyle, bazı kadınlarda penis girişine izin verir ve yırtık meydana gelmez. Bu tür zarlar halk arasında "elastik zar" olarak adlandırılır. Bu durumda zar ancak normal doğum sonrasında yırtılır.
Kişiler arası önemli yapısal farklılıklar nedeniyle, kızlık zarı aşırı esnek olanlarda veya zar üzerinde yapısal olarak çok az sayıda damar bulunması durumunda yine ilk cinsel ilişkide kanama gerçekleşmeyebilir.
Bazen de ilk ilişkide yırtılmanın olduğu bölgede hiç damar olmayabilir veya bulunan çok küçük damarlar anında pıhtılaşabilir, böylelikle de hiç kanama izlenmeyebilir.
Bu nedenlerle bazen ilk cinsel ilişki sonrasında bile kanama olmayabilir. Hatta bazılarında kızlık zarı doğuştan olmayabilir.
Bu konuda yapılmış çok az bilimsel çalışma olmakla beraber Dr. Sara Patterson'nun 1998'de British Medical Journal'de yayınlanan çalışmasında, sorgulanan kadınların %63'ü ilk cinsel ilişki sonrasında kanamasının olmadığını belirtmiştir. Geri kalanların ise kanama miktarı birkaç saat süren hafif lekelenmeden, adet kanamasına benzer miktarlara değişkenlik gösterebilmektedir."
Op. Dr. Betül Görgen / Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı
"TARİH BOYUNCA KANAMANIN OLMASI İYİ BİR ŞEY OLARAK KABUL EDİLMİŞTİR"
"Eskiden beri evliliklerin birçoğu ekonomik ve politik çıkarlar düşünülerek yapıldığından, kadının bakire olması önemlidir ve cinsel ilişki sonrası olan kanama da erkek gücünün ve cesaretinin bir göstergesi olarak görülmüştür. Yine bazı kültürlerde, ilk gece sonrası kanlanmış çarşaf gösterilmedikçe çiftin evliliği geçerli sayılmaz.
1980'LERDEN ÖNCE BABALIĞIN İSPATI
İlk ilişki ve kanamanın olması bekaret kadar babalık durumunu da kapsar. Çünkü doğumda bir çocuğun annesi kesin bellidir (babalık testleri de 1980'lerden önce olmadığı için) ama babanın kim olduğu bilinemez. Bu nedenle bir fikre göre erkek bakire bir kadınla ilişkiye girdiğini ıspatlarsa, o kadından doğacak çocuğun babası olduğunu da kanıtlamış olur.
Yüzyıllardır kadının cinselliği ve bu yöndeki istekleri hep görmezden gelinmiştir hatta imkansız olduğu düşünülmüştür. Cinsellik ancak erkek isterse yaşanması gereken bir şey olarak kabul edilmiştir. Tarih boyunca cinsel güç ve cinsellik %100 erkeğe ait bir haktır. Bunun aksi şekilde davranan kadınlar cezalandırılmıştır.
Tüm bu farklı fikirler ve kültürel eğilimlerden dolayı, kanamanın olması iyi bir şey olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle kadınlar zaman zaman bunu kanıtlamak zorunda kalmıştır. Kanıtlaması hayatını kurtarmıştır."
KANAMA 3 GÜNDEN UZUN SÜRMEMELİ
Kanamayla ilgili efsanelerin, kulaktan dolma bilgilerin genç kadınları ömür boyu cinsellikten soğutabildiğini belirten Op. Dr. Betül Görgen, kanamayla ilgili en çok merak edilen konular hakkında şu bilgileri verdi:
İlk cinsel ilişki sonrası neden kanama olur?
İlk cinsel ilişkiyi takip eden kanamanın en yaygın sebebi, kızlık zarının yırtılmasıdır. Kızlık zarı ya da himen vajinal kanalın girişini çevreleyen ince bir dokudur ve ilk cinsel ilişkide yırtılabilir. Ama bu kanamanın kaynağı her zaman sadece kızlık zarı olmayabilir. Bazen bitmek üzere olan ya da yeni başlayan adet kanaması da yanılgı sebebidir.
Kanamanın lekelenme şeklinde devam etmesi normal midir?
İlk ilişki sonrası kanama lekelenme şeklinde 1-3 gün sürebilir.
İlk ilişki sonrası kanama kaç gün devam eder?
Kanama kısa süreli ve miktar olarak az olmalıdır. 3 günden uzun ve fazla miktarda kanama olması durumunda mutlaka bir kadın doğum uzmanının görmesi gerekir. Çünkü nadir de olsa kan kaybına yol açan ve dikiş atmayı gerektiren yırtıklar oluşabilir.
Genital bölgede rahatsızlık hissi ve acı olması normal midir?
İlk ilişki sonrası kişiden kişiye değişen bu tip belirtiler olabilir. Bunun sebebi de vajina ve vulvada gelişebilen ödem ve hassasiyettir.
DİĞER KANAMA SEBEPLERİ
Eğer kadın aşırı heyecan, korku ve endişe nedeniyle cinsel olarak uyarılmamışsa, vajina kasları gevşemez ve ilişkiyi kolaylaştıracak kayganlaşma meydana gelmez. Bu durumda ilişki olursa, kanamanın olma ihtimali yüksektir.
Vajinal bir enfeksiyon varsa bu da ilişki esnasında kanamaya yol açar.
Yaş faktörü de kanama açısından önemlidir. Daha genç yaştaki kadınlarda, kızlık zarı yapısal olarak (kızlık zarı halkası daha kalın ve kanlanması daha fazla olduğu için) kanamaya daha fazla eğilimlidir.
Size belki çok ilginç gelecek ama odanızı ya da evinizi nasıl dizayn ettiğinizin kariyeriniz, bilgi birikiminiz hatta cinsel hayatınız üzerinde büyük bir etkisi var.Vücudumuzdaki mevcut cinsel enerjiyi dengelemenin bir yolu da özellikle yatak odamızda tüm duyularımıza hitap eden bir ortam oluşturmaktan geçiyor.
Yatak odanıza denge ve uyum getirmek için çaba harcadığınızda, bu durum sizin aşk ve cinsel hayatınızda da etkisini gösterecek, mutluluk ve tutku olarak size geri dönecek.
Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak'ın kolay uygulanabilecek altı tavsiyesine kulak vererek siz de yatak odanızda aşkın pozitif enerjisini harekete geçirebilirsiniz.
KIRMIZI VE PEMBE
"Yatak odanızdaki duvarların rengiyle ne kadar uyuduğunuz ve cinsel yaşamınızın ne kadar canlı olduğu arasında bir bağlantı var. O zaman yatak odasında hangi renkler tercih edilmeli? Hangi renkler sizin daha iyi ve keyifli bir gece geçirmenize yardımcı olur?
Pembe ve kırmızı renkler bütün dünyada aşkın ve cinselliğin renkleri olarak kabul edilirler. O nedenle cinsel hayatınızı canlandırmak için işe yatak odanızda kırmızı rengi kullanarak başlayabilirsiniz ama daha çok aşk ve sevgi duygularının harekete geçmesini istiyorsanız, pembe renk tavsiye edilir. Bunu söylerken kast ettiğimiz yatak odanızın duvarlarını kırmızıya boyamanız ya da pembe nevresimler ya da perdeler kullanmanız değil. İstediğimiz daha çok küçük dekoratif objelerle bunu yapmanız. Mesela bir vazo içinde doymuş renklerden oluşan çiçekler, içinde pembe ve kırmızının tonları olan bir halı ya da kilim veya kapakları kırmızı ya da pembe renkte bir dizi kitap.
AŞK VE CİNSEL ARZU İÇİN YASEMİN ÇİÇEĞİ
Kişisel alanınızın nasıl koktuğu sizin geceleyin yalnız mı yoksa partnerinizle beraber mi uyuyacağınız konusu üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Koklama duyumuz çok güçlü bir afrodizyaktır.
Libido arttırıcı koku olarak sadece geceleri açan Yasemin çiçeğinin kokusunu deneyebilirsiniz.
Ylang Ylang'ın mumu ya da yağı tavsiye edilir. Ylang Ylang'ın hem kadın hem erkeklerde cinsel isteği arttırdığı biliniyor. Cinsel arzuları harekete geçiren diğer yağlar gül ve portakal özü, ruh halini ve enerjiyi arttırmaya yarayan yağlardır.
KÜÇÜK DETAYLAR ÜZERİNDE YOĞUNLAŞIN
Yumuşak çarşaflar, ipekli çamaşırlar ve lüks halı ya da kilimler, kısacası dokunmaktan keyif alacağınız şeyler, bir yatak odası için olmazsa olmazlardır. Ayrıca yatak odasındaki her şey "iki kişiye" göre düşünülmesi gerek. Yatakta uyuyan her bir kişi için birden fazla yastık olmasın. Bekarsanız, iki yastık kullanabilirsiniz. Yatak yanı lambaları, mumlar, bardaklar ve odadaki diğer objeleri de mutlaka iki kişiye göre ayarlayın.
AİLENİZİN FOTOĞRAFLARINI YATAK ODASINA ASMAYIN
Yatak odanızdaki duvarlarda anne-babanızın, arkadaşlarınızın ya da çocuklarınızın fotoğrafları olmasın, ne de olsa özel anlarınızın onlar tarafından izleniyor gibi olmasını istemezsiniz . Bunun yerine duvarlarda soyut tablolar ya da tanıdık olmayan insanlara ait resimler olabilir.
TELEVİZYON CİNSEL AKTİVİTEYİ YARI YARIYA AZALTIYOR
Tabi ki duvarda bir televizyon da olmamalı. Yaydığı elektromanyetik dalgalardan dolayı daha da kötüsü kişiyi psikolojik olarak cinselliğe kapattığı için televizyonun cinsel yaşamda yeri yoktur. Bilimsel araştırmalar da yatak odasında televizyon bulundurmanın çiftlerin cinsel aktivite sıklığını yarı yarıya düşüreceğini gösteriyor.
ÇALIŞMA VE DİNLENME ALANLARINIZI BİRBİRİNDEN AYIRIN
Stüdyo dairelerde yaşayan kişiler çalıştıkları alanla dinlendikleri alanı yer azlığından dolayı birbirinden ayırmakta zorluk çekerler. Böylesi durumlar için uzmanlar bilgisayar kullandığınız alanı bir paravan ya da boncuklu perdelerle sınırlandırmanızı öneriyorlar. İşinizle ilgili ne varsa hepsini odanın bir yerinde tutun ve çalışmadığınız zamanlarda onları gözünüz görmesin.
Aynı durum evdeki egzersiz aletleri için de geçerli. Kondisyon bisikletleri, koşu bantları ve tüm egzersiz aletleri gözünüzün görmeyeceği bir yerde olsun."
Kocanızın ya da sevgilinizin cinsel ilişkide aktif kalma süresini uzatmak için 7 öneriDünyada birçok erkeğin cinsel aktivite süresi 1,5 ile 7 dakika arasında değişiyor. Fakat erkeklerin büyük bir bölümü 2 dakika ya da daha az bir süre içinde boşalıyor ve partnerlerini cinsel yönden tatmin edemiyorlar. Türkiye'de de durum bundan ibaret. Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak'a göre, hızlı başlayan ve çabuk biten bir seks anlayışımız var. Daha çok tek taraflı, genellikle erkeğin işini bitirmesine odaklı bir seks hayatı yaşıyor insanımız. Hatta bu durum şarkılarımıza bile yansımış. O şarkıda 'Sevmek bir ömür sürer, Sevişmek bir dakika' diyor. Fakat bilim adamlarına göre ideal seks süresi ortalama 4 dakika olmalı.
Uzman Klinik Psikolog Mehmet Başkak, erkeğin seks süresinin 1 saate kadar uzatılabileceğini söylüyor. Psikolog Mehmet Başkak'ın, erkeğin seks süresini uzatan kadınlara özel tavsiyeleri şöyle:
İLİŞKİ ÖNCESİ MASTÜRBASYON YAPMASINI SAĞLAYIN
Erkek dolu bir tüfek gibi aşırı istekli olduğunda bazen bir dokunması bile kontrolsüz boşalma sebebidir. Evet, erkeğin mastürbasyon yapmadan başladığı bir cinsel ilişki, dolu bir silahla dışarı çıkmak gibidir. Cinsel ilişkiden bir ya da iki saat öncesi erkeğin mastürbasyon yoluyla boşalması cinsel ilişki anında hemen boşalmasına engel olur. Partnerinizle yavaş ve sıcak bir ön sevişme sayesinde, onun tekrar uyarılmasını sağlayabilirsiniz. Böylelikle partneriniz cinsel ilişki sırasında kendisini sizin durumunuza ve cinsel ritminize göre ayarlayacaktır.
BİR HİPNOTERAPİST BULUN VE SİZ ZAHMET ETMEYİN
Yıllardır erken boşalma sorunu yaşayan erkeklere hipnozla kolay çözüm bulunabiliyor. Klinik hipnozun cinsel sorunların tedavisine ciddi katkıları var ve ülkemizde de gittikçe yaygınlaşıyor. Hipnoz ile erkeğin erken boşalma sebepleri bulunur ve aşırı heyecan, performans kaygısı, boşalacağım korkusu hipnoterapist tarafından temizlenerek, orgazmın kalitesi iki taraf için de artırılabilir.
ALIŞKANLIKLARINIZIN DIŞINA ÇIKIN
Uzun süredir aynı kişiyle cinsel birliktelik yaşayınca, artık rutin haline gelen pozisyon tercihleriniz nedeniyle, partnerinizin vücudu ne zaman ne olacağına programlanmış olabilir ve normalden daha erken boşalabilir. Yeni pozisyonlar denemeniz ya da dikkat dağıtıcı şeyler yapmanız partnerinizin cinsel dayanıklılık süresini arttıracaktır. Ne kadar farklı ve alışılmamış olursa, o kadar iyi...
BOŞALMASINI GECİKTİRMEYİ DENEYİN
Bunu yapabilmek için kadının deneyimli olması ve ilişkiyi kontrol edebilmesi gerekiyor. Partneriniz boşalma noktasına geldiğini hissettiğinizde, ondan durup 1 dakika kadar beklemesini ve sonra devam etmesini isteyin. Herkesin bir geri dönülemez noktası vardır. Bu ana ulaşmadan biraz durdurmayı başarabilirseniz, partneriniz vücuduna orgazm olma noktasını geciktirmeyi öğretir ve bu arada da siz orgazma ulaşabilirsiniz.
CİNSEL ORGANINI TUTUN, BOŞALMASIN
Bunu elinizle ya da bu amaçla, cinsel sağlık ürünleri kapsamında üretilmiş halka şeklindeki ürünleri kullanarak yapabilirsiniz. Bu tür hareketler partnerinizin boşalmasını fiziki olarak engelleyecektir. Bunu su akışını kesmek için, bir hortumu yarısından tutup bükmeye benzetebilirsiniz. Biraz tutulunca boşalma duygusu geri gidecektir. Bunu yaparken dikkatlice yapın. Boşalmaya yakın dikkat dağıtıcı herhangi bir makul hareket de benzer etkiyi sağlayabilir.
TAI CHI, YOGA YA DA KEGEL EGZERSİZLERİ YAPMASINI İSTEYİN
Tai Chi ve yoga gibi disiplinler bedensel ve zihinsel kontrolü sağlamaya yönelik sporlardır. Bununla birlikte Kegel egzersizleri de cinsel terapide sık kullanılan tekniklerdendir. Bu egzersizlerin hepsi pelvik taban kaslarının güçlenmesini sağlayarak, partnerinizin orgazm spazmlarını kontrol etmesine yardımcı olacaktır. Evet, erkekler de tıpkı kadınlar gibi Kegel egzersizleri yapabilirler.
ERKEĞİNİZİ BİR OTOHİPNOZ EĞİTİMİNE GÖNDERİN
Bu yöntem insanın zihnini kontrol etmeyi öğreten önemli teknikleri içerir. Bilinçaltında erkeğin seks süresi nasıl kayıtlı ise boşalma buna göre gerçekleşecektir. Erken boşalan bir erkek, daha ilişkiye niyetlenmişken ya da partnerinden ilişki sinyali almışken kendi kendine "eyvah boşalacağım" telkinleri verir farkında olmadan ve bu bilinçaltındaki seks süresinin yetersiz olma sebeplerindendir. Otohipnoz kısa sürede öğrenilen bir tekniktir ve bilinçaltınızdaki seks süresini otohipnozla kendi kendinize uzatabilirsiniz. Hipnozla cinsel terapi yöntemleri erkek zihnindeki seks süresini 1 saate uzatacak tekniklere ve imkanlara sahip. Zahmetsiz ve kalıcı bir yöntemdir.
HİSSİZLEŞTİRİCİ/UYUŞTURUCU SOLÜSYONLAR KULLANILABİLİR
Eğer sorun etmeyecekseniz bir uzmana danışarak geciktirici kremler, solüsyonlar kullanabilirsiniz. Dikkatli ve bilinçli kullanıldığında çözüm olabilir. Bu tür destekler uyuşturucu etkiye sahiptir ve erkeğin penisine ilişki öncesi uygulanınca peniste hissizleşme, uyuşma meydana getirir bu ise boşalmayı geciktirir. Bu tür destekler mutlaka bir uzmana danışılarak ve aşırıya kaçmadan uygulanmalıdır. Aşırı uygulanması kadın vajinasını da uyuşturabileceğinden her iki tarafın da ilişkiden zevk alma kalitesini düşürebilir.
Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak:
"KABULLENMEYİN, ZOR DEĞİL"
"Yatak odasındaki hayat insanların en az bilgiyle başladıkları hayattır genellikle... Ülkemizde de insanlar cinsel eğitim alamadan evlenip, birlikte olmaya başladıklarından yaşanan birçok sorun ya gizli kalıyor ya da bastırılıp kabullenilerek yaşama devam ediliyor.
Açıkçası ilişkinin kalitesi, tarafların birbirlerine zevk verebiliyor olması ana kriter. Bu açıdan seks süresi önemli kriter olmayabilir ama erkeğin kadına orgazm yaşatmadan sadece kendi tatminine odaklı bir ilişkide elbette ki seks süresi birincil öneme sahip. Ancak çiftler kısa seks süresini çoğu zaman kader gibi kabul edebiliyor. Oysa hipnozla cinsel terapi yöntemleri erkek zihnindeki seks süresini 1 saate uzatacak tekniklere ve imkanlara sahip..."
Yaz aylarında yeni bina yapımı ve eski evlerde tadilatlar artıyor. Şimdiye kadar pek gündeme gelmeyen ancak oldukça önemli bir konu olan evlerde ses yalıtımı, ebeveyn banyosu ve ev ergonomisi cinsel yaşamı olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle konut yapımında cinsel yaşam dikkate alınmalı. Peki, seks yapmak için ev ortamı ve koşulları nasıl olmalı? İşte bu soruya yanıt Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistlerinden geldi…
Evlerimiz Sağlıklı Bir Cinsellik İçin Uygun Değil!
Ülkemizdeki evlerin çoğunun çiftlerin sağlıklı bir cinsellik yaşamaları için uygun olmadığını söyleyen CİSED Onursal Başkanı Dr. Cem Keçe, "Yeni bina yapımının ve tadilatların arttığı şu günlerde hem evinde tadilat yaptıracaklara hem de Türkiye Müteahhitler Birliği’nin ve inşaat sektörü çalışanlarının dikkatini odaların ses yalıtımına, ebeveyn banyosunu ve ev ergonomisine çekmek istiyoruz. Özellikle evde diğer aile büyükleriyle birlikte yaşayan çiftler ve çocuk sahibi olan çiftler odalardaki yalıtımın yetersiz olması sebebiyle cinsel yaşamlarında sıkıntı yaşayabiliyorlar. Sevişme sırasında çıkardıkları seslerin duyulacağı endişesiyle kendilerini kontrol etmek zorunda kalıyorlar ve cinsellikten keyif alamıyorlar. Hatta bu durum zamanla çift arasında tartışmalara ve cinsel sorunlara da yol açabiliyor. Bu nedenle Türkiye Müteahhitler Birliği’nin yeni evlerde ses yalıtımına ve ebeveyn banyosu yapımına özen göstermesi, ülkemizin cinsel sağlığı ve toplumsal huzuru için çok önemli bir meseledir. Ayrıca yasa koyucuların ve diğer yasal mercilerinde İskân Kanunlarında ses yalıtımını ve ebeveyn banyosu yapımını zorunlu kılması gerekir" dedi.
Evlerde Ses Yalıtımı ve Ebeveyn Banyosu Şart!
Evlerde anne-babaya ait bir ebeveyn banyosunun bulunmasının önemine dikkat çeken CİSED Onursal Başkanı Dr. Cem Keçe; "Bizim toplumumuzda inançlarımız gereği cinsel ilişkiden sonra banyo yapılır, ancak ebeveyn banyosu olmadığında çiftler sıkıntı yaşayabiliyorlar ve eğer ev kalabalıksa banyo yapmamak için cinsel ilişkiye girmekten bile kaçınabiliyorlar. Özellikle anne-babalarıyla birlikte oturan yeni evli çiftlerde bu duruma sık rastlanıyor. Yeni gelin kayınvalide ve kayınpederden utandığı için eşiyle birlikte olmak istemiyor ve zamanla bu cinsel isteksizliğe dönüşebiliyor. Cinsel isteksizlikle veya sertleşme sorunlarıyla bize başvuran genç çiftlerin çoğunda sorun bundan kaynaklanabiliyor" diye konuştu.
Fiziksel Çevre İnsanla uyumlu Olmalı!
Her yıl yaz aylarında çok sayıda ailenin evlerinde tadilat yaptığını ve inşaat sektörünün canlandığını belirten CİSED Genel Başkanı Doç. Dr. Cebrail Kısa; "Evlerde yapılan fiziki değişikliklerde cinsel yaşamın da dikkate alınması gerekiyor. Ergonomi dediğimiz kavram bizim ülkemizde çok fazla bilinmiyor. Ergonomiyi kısaca fiziksel çevrenin insanla uyumunun sağlanması olarak tanımlayabiliriz. Kişinin fiziksel ve ruhsal sağlığı ve mutluluğu için ergonominin önemi büyüktür. Evin tasarımı kişilerin ihtiyaçlarına uyun olduğunda hem hayatları daha kolaylaşır hem de aile ve iş hayatındaki verimlilikleri artar. Ev ergonomisi cinsel mutluluğa da katkı sağlar" şeklinde konuştu.
Çocukların Cinsel Gelişimini Olumsuz Etkiliyor
Anne-babalarının sevişirken çıkardığı sesleri duymanın çocuklar üzerinde olumsuz etkilerinin olabileceğine dikkat çeken CİSED Genel Başkanı Doç. Dr. Cebrail Kısa; "Cinsel ilişki sırasında kişiler özgür olmalı ve diledikleri gibi kendilerini ifade edebilmelidir, ancak odaların yalıtımı yetersiz olduğunda anne-babaların çıkardığı sesler çocuklar tarafından duyulabilir. Bu nedenle aman çocuklar duymasın mantığı gelişiyor ve bu da cinsel sorunlara davetiye çıkartıyor. Özellikle küçük yaştaki çocuklar bu sesleri yanlış anlamlandırabilir ve babalarının annelerine kötü bir şey yaptığını düşünerek, babaya karşı öfke duyabilirler. Yine küçük yaşta bu tür sesleri duymak çocukta cinselliğe ilişkin vaktinden önce bir merak ve ilgi gelişmesine neden olabilir" dedi.
Mahremiyete İhtiyaç Var!
Sağlıklı bir cinsel yaşam için mahremiyetin önemli olduğunu söyleyen CİSED Genel Sekreteri Psikolog Serap Güngör ise şu açıklamalarda bulundu:
"Mahremiyet insanın özelidir, bir ihtiyaçtır ve bir özgürlüktür. Mahremiyet olmadan sağlıklı ve mutlu bir cinsellik olmaz. Ebeveynler mahremiyet anlayışını ve utanma duygusunu, küçük yaşlardan itibaren çocuklarına kazandırmalıdır. Çünkü mahremiyet duygusu geliştiren çocukların istismar riski azalırken, sağlıklı cinsel kimlik gelişimleri de hızlanır. Aynı zamanda mahremiyet duygusu çocuğu cinsel istismarlara karşı koruyan bir sigortadır."
Sitede Ara
Bu Siteyi Takipet
Popular Haberler
-
4 D'li işçiler için Ocak ayı zamlı maaş sorgulama ekranı açıldı
696 sayılı KHK ile taşerondan kadroya geçen 4 D'li işçilerin yeni zamlı maaş sorgulama ekranı açıldı. 17 günlük bordro ÇKYS ekranına d... -
4/D işçi emekli olmak zorunda mı? Olduktan sonra çalışabilir mi?
4/D işçi emekli olmak zorunda mı? Olduktan sonra çalışabilir mi? Kamuda taşerondan 4/D işçi olarak kadroya alınanlar her seferinde bir b... -
KAMUDA VE BELEDİYEDE ÇALIŞAN KAMU İŞÇİLERİNİN 2021 VERGİ DİLİMLERİYLE İLGİLİ ÖNEMLİ RESMİ DUYURU
web sitemizin sağ üst köşesinden sosyal medya hesaplarımızı takibe almanız, ve haberlerimizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız bizler ... -
4/D'Lİ işçilerin 2021 Yılı tayin,becayiş resmi bakanlık duyurusu
4/D'Lİ işçilerin tayin her yıl Mayıs ayında dilekçeler yazılıp il sağlık müdürlüğündeki komisyona sunulur ve Haziran ayında komisyon k... -
4D KAMU İŞÇİLERİ YÜZDE 15 VE YÜZDE 20 VERGİ DİLİMLERİNDE ALACAKLAR BÜRÜT VE NET 2021 YEVMİYELERİ
web sitemizin sağ üst köşesinden sosyal medya hesaplarımızı takibe almanız, ve haberlerimizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız bizler ...
Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
!>